Snow Patrol - Called Out In The Dark (Live on T4) (snowpatrol tarafından)

ŞEBNEM FERAH

Ben bir mülteciyim 
(i am a refugee)
kendi yüreğimden başka
( except for my heart)
Sığınacak yerim yok, yurdum yok
(i dont have place,country)
Ben bir mülteciyim yüreğime sığındım,
(i am a refugee,i took refugee to my heart)
Burada savaş çıksa bile ölen yok
(even war starts here,there is no death)
Tüm hayallerin sonsuzluğa
(i am in the place where all dreams goes to endlees)
Ve sona erebildiği bir yerdeyim(and the place where has ends)
Tüm niyetlerin bedenleri varmışçasına görülebildiği bir yerdeyim
(i am in the place where can seen as if all intentions have a body)

Ben bir mülteciyim yüreğimde yaşıyorum
(i am a refugee lives in my own heart)
Esir değil kul hiç değil, kendimde yaşıyorum
(neither captived nor slave,i am living in myself)
Ben bir mülteciyim burada aslında sınır yok
(i am a refugee,indeed there is no border in here)
Kazanmak kaybetmek yok
(there is neither winning nor losing )
Bu güçten daha büyük güç yok
(there is no more strong power than it)

Artık eminim her şey içimde filizleni
(from now on,i am sure that everything can bud inside me)
İstersem büyüyor Bakmazsam çürüyor
(it grows if I care,if I don’t care,it perishs)
Aşil topuğum aşktı başka yüreklerde
(my “heel of achilles” was a love in other hearts
Mutlu olmadım, yaşayamadım
(i didn’t be happy,i couldn’t live)
Oysa içimde ne ok var ne de atan,
(however there is neither “arrow” nor “the one who throw it”)
Ne yön ne arka ön
(neither direction nor back-front)
İster yaşa ister sön
(whether you live or not)

Ben bir mülteciyim yüreğimde yaşıyorum
(i am a refugee lives in my own heart)
Esir değil kul hiç değil, kendimde yaşıyorum
(neither captived nor slave,i am living in myself)
Ben bir mülteciyim burada aslında sınır yok
(i am a refugee,indeed there is no border in here)
Kazanmak kaybetmek yok
(there is neither winning nor losing )
Bu güçten daha büyük güç yok
(there is no more strong power than it)

Ben bir mülteciyim 
(i am a refugee)
kendi yüreğimden başka 
( except for my heart)
Sığınacak yerim yok, yurdum yok
(i dont have place,country)
Tüm kitapların arasında kurutulup saklanan anılarla dolu bir yerdeyim
(i am in the place which is full of memories hiden in the books)
Tüm sözcüklerin cümlelerden kurtulmuş gibi incitmeden özgür kalabildiği yerdeyim
(i am in the place where can stay scot free
as if your all words save themselves from sentences)
Ben bir mülteciyim yüreğimde yaşıyorum
(i am a refugee lives in my own heart)
Esir değil kul hiç değil, kendimde yaşıyorum
(neither captived nor slave,i am living in myself)
Ben bir mülteciyim burada aslında sınır yok
(i am a refugee,indeed there is no border in here)
Kazanmak kaybetmek yok
(there is neither winning nor losing )
Bu güçten daha büyük güç yok
(there is no more strong power than it)

(Source: youtube.com)

http://www.youtube.com/watch?v=rpmaFKW5vqU&feature=share

Lost (Kayıp)


The clouds have been painted pathetic black
These coy rains are crying for the two of us
My hope has diminished, time is going on
Separation is the master, we, the lovers, are its slaves

Your hands got pale in my palms
It was a wounded timid bird
It fluttered and flew because of an ended love

I wish I could say “May your way be open/Goodbye”
But my throat is knotted, my words are lost
I won’t love anyone else again throughout my life
Because my heart is lost in this body

The angels will come down from white heavens
Their prayers, their wishes; they will protect you
But I will be scattered every day with your yearning
In the faraway lands of this love

We are an incompleted story from now on
We are walking on separate paths
That’s life…
Like a vagrant wind, you blew to the faraway places
I will live with a wilted rose in my heart for years
If that’s living!
Sleeping at separate nights,
We will wake up in separate mornings from now on
Thinking that the faults are love,
We will be consoled with different skins in vain
And we will be injured secretly
Keep in mind that
I will keep the best place for your memory
In my messed up heart garden,
With strings of melancholies in my hair,
With diminishing suns in my eyes,
I will always wait for you in this city
In order that you may come back some day
Take care of yourself, you beloved!
Take care of yourself, you the most loved!

Lil Wayne - Mirror ft. Bruno Mars (LilWayneVEVO tarafından)

siyahsapkalikadin:

Benimle kal!
Hevesim kursağımda takılı kaldı.
Gözlerim telaş timsali, her ölenle ağladı.
Pervasız tenin gözümü aldı.
Komada martı, lodos maduru melteminle ayıldı
Ve yalnız uyandı.
Suskunluğum minnetimdi, yokluğun varlığı kanattı.
Kendimi limana bağladım, uçarı aklım halattı. 
Kararların ve kesin seçimin bütünü eşittir hayattı.
Bacaklarım kırıldı, adın koluma kanattı, kanat!
Burun buruna geldim seni bulmak için her belayla.
Düşündüm 3 yıl arayla,
Küs mü Mecnun Leyla’ya?
Bacaklarımı sarkıtırım dalga çarpar ayağıma.
Beyaz saçların akasya, çalmış kokunu lavanta.
Vadeli yıllar karanlıktan korkmayı sana yasaklatır.
Yirmi senede uzayan saçı küçük bir bit makaslatır.
İki çocuğum olsa aklım salıncakta sallanır.
Büyümek istemiyorum, annem babam yaşlanır.
Saçının teli kopmasın, korkarım Allah muhafaza.
Şerefine izin verdim bugün kalbimdeki her muhafıza.
Ziyarette evliya, dedim fark etmelerini sağla.
Buz gibi karaya vurmuşum, bulmuş sahil muhafaza.
Tanrım yıllar günaha soktu, gel de içimi filtre et.
Yıkılır bendim ilk tayfunda, yağmurun işi çişelemek.
Sineğin yalısı her papatya, yüzünden çirkin çiçek.
Çıkışmıyor param melek, yürüyerek geliyorum sabret!

Bırak, yine başa döndü bu dünya.
Yine sona sardı aynı kaset, bıktım!..
Bu manotonluk maratonu, onu tanı, içine düşünce koştur!

Derin bir denizin dibine çökmüş bir hazine aşk denen.
Gafilen bir av olur aniden bir kalp ve diğeri hükmeden.
Benden uzakta olsun, derdim körpecik çocukken.
Gücümü toplamam gerekti aldanışımı yaşarken.
Kıvranışımı seyreden melekler gibidir sükûnet.
Tam kendimi toplamışken önüme çıkar hayalet
Ve korku içime hücmederken korkup kaçar cesaret.
Felaket sarsılışımı izler, cesede çevirir esaret.
Yardım et, bir iğne vur!..
Ve sönsün acımın yangını.
Güneş su olsa, yağmur kurusa ayıltamaz bu baygını.
Çok zorladım şansımı ve yatıştırdım hırsımı.
Yaşama kafa tutarken kafamı kırdı cadının tılsımı.
Hileden uzak bu adama sille vurma, yazıktır.
İlle çile mi çekmem lazım? Nurun yüzüme dargındır.
Bil de gerisi mühim değil, sevgim sana özel ve saftır.
Bugüne dek işlediğim günaha istirhamım tek bir aftır.
Dökmek ister içini içim, anlatmalı mı biçim biçim?
Her neşe bir içim ve içlenişime direnişim.
Ben yürüdükçe kalır izim, bitmek bilmez pembe dizim.
Yüzüm her resimde karanlık, karamsar bir çizim..

Bırak, yine başa döndü bu dünya.
Yine sona sardı aynı kaset, bıktım!…
Bu monotonluk maratonu, onu tanı, içine düşünce koştur!…

Kraliçe <3 Büyüyoruz seninle.

areso:

kulaklarım patlıyor sessizliğinden
yorgunluğundan
ölüyorum

bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen
bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen

bitti
zor oldu ama bitti
yapamadım benim başka bir kalbi
bedenin zayıftı, kalbin güçlüydü belki
haritası ama çok silikti
sert bir şeydi iliklerimde aşk
dayandım , ittim sığmadı , kanırmadı girmedi
ama sıktım pis kanı
akıttım yaramdan
iyileştirmeye yaladım geçmişti sanki
soktum neşteri göğsüme
inanmaya halim kalmadı diye
bitti
zor oldu ama bitti

benim de zaten hiç gücüm yok
yüzüm yok hiç umudum yok
ama bil ki farklı bir hayaldi
işkenceydi bazen bazen çok güzeldi
ama anlıyorum sesinden
kurtulmuşsun sen
nokta konmuş, bitmiş
en güzel hikayem
… 

raconteurtroubadour:

Şebnem Ferah - Sigara (Disko Kralı)

Art Rock

5:50 - Prog Folk / Jazz Rock (Serdar Barçın)

Birkaç gün önce Jethro Tull’dan çıkmışçasına Prog Folk kıvamında bir Sigara performansı sergileyerek “yok artıık” dedirten mütevazi, zarif ve kibar insan Şebnem Ferah ve Serdar Barçın’ın da bloğumda yeri olması gerektiğine karar verdim…

Resident Evil Milla Jovovich

Resident Evil Milla Jovovich